hayatın hangi yoldan gelip
kapımı çalacağını…
Bazı duygular mürekkebe değil,
sessizliğe ihtiyaç duyar...
Peki yazılanlar ne olacak?
Peki yazılanlar ne olacak?
Koca bir yalnızlık!
Tılsım bir ihtiyaç olarak doğdu ve gelişti zamanla...
Şimdi ne var, bilemiyorum...
Bekliyorum...
Geçti biri daha, onca yıl gibi!
Bir yol olabilir mi yarınlara...
Bulutlar geçer gider,
huzurla süzülür mavilikte,
bir an merakla kıvrılır içe,
sonra korku gibi çöker karanlığa.
Dün vardı bir yerde,
şimdi gözümün ucunda,
yarınsa uzak bir bulutun ardında saklı.
zaman da geçer, bulutlar gibi.
Siyah beyaz sarı insanlar…
hepimiz aynı gökyüzünde,
farklı renkler ve yoğunlukla,
aynı yağmura tutuluruz bazen.
Bebek oluruz - sessiz bir damla,
çocuk oluruz - göğe bakar, şekil ararız,
genç oluruz - bulutlara tırmanmak isteriz,
yetişkinliğimizde - yağmura dayanır,
yaşlılığımızda - gökyüzünde izimizi ararız.
Bulutlar gibi gelir geçeriz,
ve ardımızda gölgemiz...
iz bırakmadan evrende yolculuk mümkün mü?
Her yerde, mesela Kırşehir'de
her zaman, mesela Mayıs 2024'te
Gölgeler ve Sırlar....
İnsanlar gölge, düşünceler sır
Hayaller gölge, gerçekleşenler sır
Anılar gölge, geçmiş sır....
Hayat dediğin bu mu?
Sözcükler yetersiz geldiğinde,
çizgilerle boyalara sığındım
Oysa sözcükler gerçek, resimler yalanmış!
Sözcükler ile resim çizemediğim için,
ne çizdiklerim, boyadıklarım resim oldu,
ne de yazdıklarım anlamlı.
Sonunda korktum yazmaktan,
kalemim ve defterim masada kaldı hareketsiz.
Öylesine açık bir sayfa, günlerce; aylarca
Öylesine toz içinde.
Her yolculuk bir karar,
yeni bir durak...
Yeniden doğup zenginleşeceksin veya
Takılıp kalacak, tutunacaksın
bağlarına;
Dönüp bakınca kendine, şaşıracaksın
niye, nasıl diye
Cevaplayamasan da kendine bulacaksın
nedenlerini
Sonunda inine dönüp haykıracaksın
sessizce,
İyi ki, İyi ki, İyi ki...
Ne güzel bir sözcük, dans. Sevdiğinle, dostunla, ya sahilde, ya evinde, baş başa, belki kalabalık içinde harika anlar, anılar. Uzun süre beklediğin, ya da alışık olduğun bir keyif.
Başka bir dans bu. Çizgilerin dansı. İç içe birbirini tamamlar gibi, yan yana birbirine dayanır gibi, iç içe kızar gibi. Değişerek, salınarak, kaçarak ve de kovalayarak, sorarak. Ama en çok arayarak... En çok da kaybettiklerini arayarak. Belki izleri yok etmek için. Umutla yeni izler yaratarak
Çizgilerin dansı!