Tılsım bir ihtiyaç olarak doğdu ve gelişti zamanla...
Şimdi ne var, bilemiyorum...
Bekliyorum...
Tılsım bir ihtiyaç olarak doğdu ve gelişti zamanla...
Şimdi ne var, bilemiyorum...
Bekliyorum...
Bir parçamı, renksiz veya sessiz fırça izimi
paylaştım CAN'larla
Unuttular belki,
belki bambaşka bir aşamadalar...
Bir renk, bir fırça
bir ruha değdi mi
iz sonsuz olur
Unutulmaz...
Unutulamaz...
Geçti biri daha, onca yıl gibi!
Bir yol olabilir mi yarınlara...
İnsan,
en çok gidişlerde eksilir,
söylenen söz yarım kalır,
her susuş biraz ağırlaşır...
Geriye
insan olmanın yükü kalır,
ve unutulmaması gerekenler…
Bulutlar geçer gider,
huzurla süzülür mavilikte,
bir an merakla kıvrılır içe,
sonra korku gibi çöker karanlığa.
Dün vardı bir yerde,
şimdi gözümün ucunda,
yarınsa uzak bir bulutun ardında saklı.
zaman da geçer, bulutlar gibi.
Siyah beyaz sarı insanlar…
hepimiz aynı gökyüzünde,
farklı renkler ve yoğunlukla,
aynı yağmura tutuluruz bazen.
Bebek oluruz - sessiz bir damla,
çocuk oluruz - göğe bakar, şekil ararız,
genç oluruz - bulutlara tırmanmak isteriz,
yetişkinliğimizde - yağmura dayanır,
yaşlılığımızda - gökyüzünde izimizi ararız.
Bulutlar gibi gelir geçeriz,
ve ardımızda gölgemiz...
iz bırakmadan evrende yolculuk mümkün mü?